Brexit, Trump, İtalya, Avusturya -Londra Gazete
Londra Gazete

Brexit, Trump, İtalya, Avusturya

İngiltere’de Brexit, ABD’de Donald Trump’ın seçimleri kazanması Batı dünyasında popülizmin yükselişinin kilometre taşları olarak görülüyor. Sisteme, elitlere, geleneksel partilere ve politikacılara karşı tepkinin ifadesi olan bu dalganın devam etmesi bekleniyor. Bu süreçte önemli sınavlardan biri 4 Aralık’ta İtalya’da yapılacak olan referandumdur. Avrupa’nın dördüncü büyük ekonomisi olan İtalya bir çok yönden sorunlu bir ülke. AB ve Euro’nun geleceği açısından zayıf halka. İtalya’nın devlet borçları GSMH’nın yüzde 133’ü düzeyinde. Bankaları sorunlu. Emek piyasasının ciddi reformlara ihtiyacı var. GSMH 1990’lar düzeyinde. Üretkenlik artmıyor. İtalya siyasi açıdan istikrarlı olmayan, hükümetlerin sık sık değiştiği bir ülke. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana 65 hükümet kurulmuş. İki yıldır iktidarda olan Başbakan Matteo Renzi, ülkenin sorunlarının “kurumsal felç olma” durumundan kaynaklandığına inanıyor. Bu durumdan kurtulmak için bir anayasal değişiklikler paketi hazırladı ve İtalya halkı 4 Aralık’ta bu paketi kabul edip etmediğine karar verecek. Başbakan Renzi referandumda halkın “hayır” demesi durumunda istifa edeceğini söylüyor. 4 Aralık referandumu, İngiltere’de yapılan Brexit referandumu gibi hem İtalya’nın, hem de AB ve Euro’nun geleceği açısından son derece önemli. Zaten ciddi sıkıntılar yaşamakta olan AB projesi İtalyanların “hayır” demesi durumunda şimdiden tahmin edilmesi zor sorunlarla karşı karşıya kalacak.

Başbakan Renzi ülkeyi daha kolay yönetmek ve gerekli reformları yapabilmek için anayasa değişikliklerinin şart olduğunu savunuyor. İtalya anayasası 1948’de kabul edilmişti. Mussolini diktatörlüğü deneyimi göz önünde bulundurularak merkezi hükümetin çok güçlü olmaması ve parlamentonun iki kanadının eşit güce sahip olması esas alınmış, bazı bölgelere otonomi verilmişti. Renzi, anayasada yapılacak değişikliklerle merkezi hükümeti güçlendirmek ve Senato’yu küçülterek gücünü azaltmak, böylece karar alma süreçlerini hızlandırmak istiyor. Ülkenin acil ihtiyacı olan reformları ancak bu şekilde hayata geçirebileceğini söylüyor. Halkın Başbakanın argümanlarını kabul edip etmeyeceği belli değil. İki yıllık iktidar süresince Renzi bazı reformlar yaptı ama bunlar vaad ettiklerinin çok gerisinde. Daha da önemlisi İtalya ekonomisinin durumu parlak değil. Son kamuoyu yoklamaları “hayır” eğiliminin öne geçtiğini gösteriyor. Kararsız seçmenlerin sonucu belirleyeceği sanılıyor.

Popülizm İtalya’da da güçlenmekte olan bir eğilim. Geçen yıl Roma ve Turin belediye seçimlerini popülist Beş Yıldız Hareketi (M5S) kazanmıştı. Komedyen Beppe Grillo yönetimindeki M5S, anayasa değişikliği paketine karşı çıkıyor. Grillo İtalya’nın Euro’dan ayrılmasını savunuyor. Referandum sonucu “hayır” olursa Beş Yıldız Hareketi daha da güçlenecek. Böylesi bir sonucun İtalya, AB ve Euro için ciddi sorunlar yaratacağı ortada. Tabii AB’nin dertleri İtalya referandumu ile bitmiyor. 4 Aralık bir başka Avrupa ülkesi açısından da kritik.

4 Aralık’ta Avusturya’da cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak ve bu seçimleri aşırı sağcı bir aday kazanabilir. Avusturyalılar bu yılın Nisan ve Mayıs aylarında, iki turda sandık başına giderek cumhurbaşkanlarını seçmişti. Aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi’nin desteklediği Norbert Hofer’in seçimleri kazanması olasılığı Avrupa’nın dikkatlerinin bu seçim üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştu. Sonuçta çok az bir farkla Yeşillerin adayı Alexander Van der Belten seçimleri kazanmış ve Avrupa rahat bir nefes almıştı. Ne var ki Avusturya Anayasa Mahkemesi seçim kurallarının ihlal edildiği gerekçesi ile seçim sonuçlarını iptal etti. 4 Aralık’ta seçimler yenilenecek. Seçimlerde yine aşırı sağcı Norbert Hofer ve çevreci Alexander Van der Belten yarışacak. Brexit ve Trump’ın seçim zaferi gibi gelişmeler Hofer’in şansını artırmış olabilir. Norbert Hofer’in seçimleri kazanması durumunda İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez bir Avrupa ülkesinde aşırı sağcı bir kişi cumhurbaşkanı olacak. Hofer’i destekleyen Avusturya Özgürlük Partisi’nin eski Naziler tarafından kurulduğunu ve ilk liderinin bir Nazi SS subayı (Anton Reinthaller) olduğunu hatırlamakta yarar var. AB karşıtı aşırı sağcıların Avusturya cumhurbaşkanlığını kazanması AB projesi duvarında bir gedik daha açmayacak mı? Kamuoyu yoklamaları seçmenin iki aday arasında bölünmüş olduğunu gösteriyor. Yani tahminde bulunmak zor.

AB’nin sorunları İtalya referandumu ve Avusturya seçimleri ile bitmeyecek. 15 Mart 2017’de Hollanda’da genel seçimler, 23 Nisan 2017’de Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Bunları daha sonra analiz edeceğiz. Şimdi gözler İtalya ve Avusturya’da.

 

 

 



Yorum bırak

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu hücreler aşağıda belirtilmiştir.

Londra Gazete Ltd
177 Green Lanes
Palmers Green
London
N13 4UR

Tel: +44 (20) 8889 5025 news@londragazete.com

Bu siteyi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş bulunuyorsunuz / By continuing to use the site, you agree to the use of cookies. Detay / details

Bu internet sitesi, size en iyi hizmeti sunabilmek için çerezler kullanır. Ayarlarınızı değiştirmeden bu siteyi kullanmaya devam eder ya da aşağıdaki "Kabul" bağlantısına basarsanız bunu kabul etmiş bulunursunuz.

This website uses cookies to give you the best service possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Kapat / Close