Kasırgalar, kuraklıklar -Londra Gazete
Londra Gazete

Kasırgalar, kuraklıklar

Dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, sel baskınları, şiddetli yağışlar can kaybına ve büyük hasara yol açarken bazı bölgelerde ciddi kuraklık, susuzluk yaşanıyor. Harvey Kasırgası ABD’nin Houston kentini ve bölgesini çok kötü vurdu. 47 civarında insan hayatını kaybetti. Federal hükümetin felaket bölgesine milyarlarca dolarlık yardım göndermesi gerekiyor. Yaraların sarılması uzun zaman alacak. Hindistan, Bangladeş ve Nepal’i etkileyen şiddetli muson yağmurları sonucu 1200 kişi hayatını kaybetti, felaket 40 milyon insanı etkiledi. Şimdiki felaketin, su baskınlarının uzun zamandan beri yaşanan en büyük felaket olduğu belirtiliyor. Aynı zamanda dünyanın başka yerlerinde (örneğin Somali) büyük kuraklık yaşanıyor. İnsanlar çok sudan değil, susuzluktan ölüyor.

Bu sorunların temelinde iklim değişikliği yatmaktadır. Dünyamız ısındıkça felaketler artıyor ve artacak. Zaten sıcak ve kurak olan bölgeler daha sıcak ve kurak oluyor. Ortadoğu, Sahara altı Afrika, Orta Amerika gibi bölgelerde yağışlar azalıyor. Bazı bölgeler ise daha fazla yağış alıyor. Bu tablo bize dünyamızın su bağlamındaki sorunlarının faturasının artmakta olduğunu gösteriyor. Leah Schleifer, World Resources Institude sitesinde yer alan “7 Reasons We’re Facing a Global Water Crisis” (Global su krizi yaşamamızın yedi nedeni) başlıklı yazısında bu konuyu inceliyor.

Schleifer, iklim değişikliği bağlamında yaşadığımız ve yaşayacağımız su bağlantılı sorunların çok boyutlu olduğunu hatırlatıyor. Öncelikle dünyamızın nüfusu artıyor. Bu da su ihtiyacının artmakta olduğu anlamına geliyor. 2050 yılına kadar dünyanın nüfusuna 2 milyardan fazla insan eklenecek. Çin gibi ülkelerde yaşanan ekonomik gelişme insanların tüketimini artırıyor. Örneğin daha fazla et tüketiyorlar. Tüketimdeki bu artış su tüketimini de artırıyor. Dünyanın içilebilir su kaynaklarının yüzde 30’u yer altındadır. İnsanlar içmek için, tarım ve sanayi için bu kaynakları kullanıyorlar. Dünyanın yeraltı su kaynaklarında düşüş var. Örneğin Hindistan’da şimdiki durum devam ederse yeraltı su kaynaklarının yüzde 60’ı kritik duruma gelecek. Schleifer’in aktardığı verilere göre Hindistan’daki kuyuların yüzde 54’ünde sular azalıyor.

Su kaynakları azalırken var olan suyu kullanmada altyapı tesislerinin yeterli olmaması su kaybına neden oluyor. Örneğin ABD’de su boru hatlarındaki sorunların neden olduğu su kaybı günde 6 milyar galonmuş. Var olan su kaynaklarını doğru kullanmak, su israfını önlemek de çok önemli. Kirlettiğimiz su kaynaklarını arıtmayı ihmal etmemeliyiz. Su arıtmak pahalı olduğu için bu konuda gereken adımlar zamanında atılmıyor. Dünyada kirli suların yüzde 80’i arıtılmadan doğaya bırakılıyor.

İklim değişikliği bağlantılı aşırı yağışlar bazı ülkelerde nehirlerin taşmasına neden oluyor. Yakın geçmişte Bangladeş’te nehir taşmaları ülkenin geniş bölgelerini su altında bırakmış, can ve mal kaybına yol açmıştı. Halen 21 milyon insanın nehir taşması tehlikesi altında yaşadığı, bu rakamın 2030’da 54 milyona ulaşabileceği belirtiliyor. Su altyapılarını kurmak, gerekli bakımı yapmak pahalı olduğu için genellikle zamanında yapılmıyor. Tabii bunun faturasu oluyor. Leah Schleifer’a göre dünyada su altyapılarının durumu iyi değil. Bu konuda daha fazla çalışmaya, yatırıma ihtiyaç var. Ormanların, yeşil bölgelerin azalması sorunları daha da artırıyor.

Belli ki başta iklim değişikliği olmak üzere çeşitli nedenlerle su sorununun önemi artmaya devam edecek. Bazı bölgeler susuzluktan kırulırken, bazı bölgeler su altında kalacak, sel felaketleri yaşayacak. Dünyanın artmakta olan nüfusuna su sağlamak kolay olmayacak. Bu nedenle su güvenliği konusunun önemi hızla artıyor. Tüm ülkelerin uzun vadeli su politikaları oluşturmaları, bu konuda uluslararası işbirliğini artırmaları gerekiyor. Unutmayalım su stratejik bir nesnedir. Özellikle Ortadoğu bölgesi için önemi hızla artmaktadır.

İnsanlık olarak su dahil iklim değişikliği bağlantılı önemli sorunlarımızı çözümleyebilmek için öncelikle iklim değişikliği ile mücadeleye önem vermeliyiz. Bu bağlamda Paris İklim Anlaşması’nın hayata geçirilmesi son derece önemlidir. Başkan Trump’ın Harvey kasırgasının neden olduğu felaket karşısında iklim değişikliği konusundaki görüşlerini gözden geçirmesi gerekir. Sorun globaldir ve global çözümler gerektirir. Bunun ötesinde var olan su kaynaklarının iyi kullanılması, su altyapılarının geliştirilerek kayıpların azaltılması, su arıtmaya gereken önemin verilmesi, ormanların korunması akla gelen bazı önlemler. Su hayattır. Kıymetini bilelim.



Yorum bırak

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu hücreler aşağıda belirtilmiştir.

Londra Gazete Ltd
177 Green Lanes
Palmers Green
London
N13 4UR

Tel: +44 (20) 8889 5025 news@londragazete.com
Kapat
Kapat

Bu siteyi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş bulunuyorsunuz / By continuing to use the site, you agree to the use of cookies. Detay / details

Bu internet sitesi, size en iyi hizmeti sunabilmek için çerezler kullanır. Ayarlarınızı değiştirmeden bu siteyi kullanmaya devam eder ya da aşağıdaki "Kabul" bağlantısına basarsanız bunu kabul etmiş bulunursunuz.

This website uses cookies to give you the best service possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Kapat / Close