Yemen’e dikkat -Londra Gazete
Londra Gazete

Yemen’e dikkat

Geçen yazımda Ortadoğu’da İran-Suudi Arabistan rekabetinin kritik noktalarından birinin Lübnan olduğuna işaret etmiş, “Lübnan’a dikkat” demiştim. Bu rekabetin savaş şeklinde devam ettiği bir ülke Yemen. Yemen’e de dikkat. Yemen savaşı dünyada pek konuşulmuyor ama Yemen halkı çok ağır fatura ödüyor. Bu savaşa son verilmesi gerekiyor. Halkın acılarını dindirmenin başka yolu yok. The Economist dergisi bu hafta Yemen savaşını kapak konusu yaptı. Dünyanın dikkatlerini bu savaşa yöneltmek açısından çok iyi bir karar. Yemen’de savaş 2014 yılında uluslararası düzeyde tanınan hükümetle Şii Husiler arasında patlak vermişti. Devrik devlet başkanı Ali Salih’e bağlı güçler Husilerle ittifak içinde. (Son günlerde Husilerle Ali Salih’in arası açıldı) Suudi Arabistan, Yemen hükümetinin yanında yer alırken İran Husileri destekledi. Böylece savaş Suudi Arabistan’la İran arasında bir vekalet savaşına dönüştü. Suudi Arabistan, büyük iddia ile savaşa müdahale etti. Büyük miktarda para harcadı, askeri gücünü sergiledi ama istediği sonucu alamadı. Bataklığa saplandı. İran daha sessiz ve derinden giderek rakibini zorlamaya çalışıyor. Lübnan’daki Hizbullah’ın da İran doğrultusunda Husilere destek verdiği yönünde haberler var. Yemen savaştan önce Ortadoğu’nun en fakir ülkesiydi. Şimdi tamamen harap olmuş durumda.

Savaş insani bir felakete dönüştü. Kolera salgını ülkeyi kasıp kavuruyor. Çok sayıda insan koleradan ölüyor. Şimdiye dek üç binden fazla insanın bu hastalıktan öldüğü hesaplanıyor. Ölüm oranı hızla artıyor. Ölenlerin çoğu çocuklar. Suudi Arabistan’ın uyguladığı abluka nedeniyle yeterli miktarda ilaç ve gıda maddeleri ülkeye giremiyor. BM, yakında çok büyük çaplı açlık yaşanacağı uyarısı yapıyor. Ülkede zaten açlık var. Yemen’in nüfusu 28 milyon. The Economist’e göre nüfusun dörtte üçü yardıma muhtaç. Sağlık sistemi, eğitim sistemi çökmüş durumda. Ülkenin altyapısı da tamamen harabeye dönmüş durumda. Suudi Arabistan hava kuvvetleri askeri hedeflerine ulaşamadı ama her şeyi yerle bir etmeyi başardı. Fabrikalar, yollar, gıda depoları, hava alanları ve benzeri hedefler bombalandı. Tam bir felaket sözkonusu. Su sistemi çöktüğü için insanlar temiz suya ulaşamıyor. Duvar gazetesinde Mühdan Sağlam’ın “Kolera ve kıtlığın pençesinde Yemen” başlıklı yazısında aktarıldığına göre Yemen’de 19.3 milyon kişi, neredeyse nüfusun yüzde 80’i, temiz su ve sağlık hizmetlerine ulaşamıyor. Kolera salgının esas nedeni bu.

Mühdan Sağlam makalesinde durumu şöyle özetliyor: “Yemen dikkat çekici enerji verilerine sahip olmasa da iyi bir ekonomi politikasıyla kendine yeter bir ülke konumuna taşınabilirdi, taşınmadı. Ülkenin 2.7 milyar varil petrol (küresel rezervin yüzde 0.2’si) ve 268 milyar metreküp gazı var. Sıvılaştırılmış doğal gazda Yemen dünyadaki on altıncı büyük satıcı. Ancak ülkede iç savaştan önceki istikrarsızlık, rant ekonomisi, yolsuzluk gibi sebeplerle kendine yetmek bir yana Sana, 2010’dan bu yana BM, IMF gibi örgütlerin yardım ettiği yerlerin başında yer alıyor. Yemen ekonomisinde savaştan önce iki kişiden birisi işsizdi. Savaşla durum da kötüleşti. Bütçe açığı kronik bir sorundu, artık bir bütçeden bahsetmek imkansız. Ülkedeki yoksulluk şöyle de anlatılabilir: savaş öncesinde 10 milyondan fazla insan açlık sınırında yaşıyordu. Yemen dünyadaki en yoksul 30 ülkeden birisi, savaşla durum katlanılmaz hale geldi.” Evet, maalesef Yemen’in durumu böyle. Dünya daha ne kadar bu duruma seyirci kalacak?

The Economist, konunun insani boyutu ile birlikte güvenlik boyutu da olduğunu ve Batı’nın çıkarlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini hatırlattı. Yemen’de savaş devam eder ve ülke tamamen kaosa sürüklenirse radikal İslamcı terör grupları bundan yararlanacaklar. El Kaide zaten uzun zamandan beri Yemen’de bulunuyor. Ülkede merkezi idarenin olmaması, iktidar boşluğu yaşanması terör örgütlerine kurtarılmış bölgeler oluşturma ve oradan dünyanın çeşitli yerlerinde saldırı düzenleme olanağı verecektir. Afganistan, Somali, Libya vs. örneklerini hatırlamakta yarar var. Dolayısıyla Yemen trajedisine seyirci kalmak ciddi hatadır.

Mühdan Sağlam makalesinin sonunda “Yemen halkı ve göçmenler kafeste tutulan kuşlar gibi masum ve ölüme terk edilmiş durumda” diyor. Tamamen haklı. İran ve Suudi Arabistan stratejik rekabetlerini sürdürürken halk insani bir dram yaşıyor. Uluslararası topluluk ise etkili olamıyor. Donald Trump’ın bölge politikaları yanlış olduğu için durum daha da vahim hale geliyor.

 

 

 

 



Yorum bırak

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu hücreler aşağıda belirtilmiştir.

Londra Gazete Ltd
177 Green Lanes
Palmers Green
London
N13 4UR

Tel: +44 (20) 8889 5025 news@londragazete.com

Bu siteyi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş bulunuyorsunuz / By continuing to use the site, you agree to the use of cookies. Detay / details

Bu internet sitesi, size en iyi hizmeti sunabilmek için çerezler kullanır. Ayarlarınızı değiştirmeden bu siteyi kullanmaya devam eder ya da aşağıdaki "Kabul" bağlantısına basarsanız bunu kabul etmiş bulunursunuz.

This website uses cookies to give you the best service possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Kapat / Close